Küresel Dünyanın Sonu Mu ?

                                           Foto:Wikipedia

2. Dünya savaşının beraberinde getirdiği kutuplaşma ittifaklar, itilaflar, Berlin duvarı ve sonrasında soğuk savaş. Artık ülkeler kendi taraflarını batı yada doğu gibi belli etmeleri buna bağlı olarak ekonomi, siyaset ve politika yürütmeleri bekleniyordu. Batının başlattığı Marshall yardımları ve liberal düşünceye Doğu bloğu ise Slav inancı ve sosyalist rejim propagandası ile karşılık verdi.

Nitekim 90'lı yıllara geldiğimizde iki kutbun savaşı ismen bitmiş gibi görünse de yeni aktörler sahnede yerini  almaya başlamıştı.Ancak bunlar öyle silahlı değil ulus şirketleri, uluslararası örgütler, küresel çaplı yapılarla oluşmuştu. Berlin duvarının parçalarını bile anı olarak satan kapital sistem , ülkeleri artık birer şirket departmanlarının bölümleri gibi ayrıştırdığı lisans ve kanunlarıın batıda, üretiminin doğuda, taşıma yakıtının kuzey ve güneyde çıktığı ve hatta petrol devi olan bu iki ülkenin en büyük geçim kaynaklarının fiyatları üzerinde anlaşmaya varamadıkları ve yakın zamanda dip fiyatları gördüklerini biliyoruz.

Ancak son birkaç ayda geçirdiğimiz süreçte bu sistemlerin çatırdadığını görmeye başladık. Covid-19 salgını ile birlikte hayatın akışının durduğu bir dönem yaşıyoruz.Önce uçuşların askıya alındığı sonra ülkelerin birbirlerine sınırlarını kapattığı, hatta Avrupa'da  salgının hızlı yayılmasının nedeni Schengen bölgesiyle sınırların olmaması olarak görülse de salgını çok daha hasarsız atlatan AB ülkelerinin olması bunun öyle olmadığının bir kanıtı. Küreselliğin çöküş resminin bir parçasıda AB ülkeleri arası yaşanan anlaşmazlıklar yeteri kadar destek görülememesi ve ekonomisi güçlü olan kuzey ülkelerinin ortak tahvili kabul etmemesiyle devam ediyor. Trump'ın uzun süredir devam eden ''sınırlar, sınırlar'' söyleminin haklı olduğu görüşünde.
Başta göçmenlerin ilk noktalarından olan ABD ve AB ülkelerinde hızla artmakta olan sağ partilerin yükselişi bu durumlarla birlikte dahada hızlandı.Bu partilerin yönetime gelmesiyle birlikte ulus devlet sisteminin güçleneceği AB, NATO, BM gibi yapıların bazı sorunlara cevap veremediğinin hissedilmesi şüphesiz kopuşları hızlandıracaktır.
Artık sıkça duyduğumuz salgınla birlikte herşeyin değişeceği ve küresel dünyanın son bulacağı söylemleri çokta gerçeği yansıtmıyor.Birçok ülkenin askeri ve ekonomik bağımlılıkları bu yapılardan kopmayı zorlaştırırken yöneten ülkelerin aldığı hamilik hazzı ayrı bir konu.Her ülkenin kendi kendine yetemeyeceği ve ucuz üretim için yine doğu ülkelerinin kapısının çalınacağı ve sistemi üretenin yöneteceği gerçeğini değiştirmiyor.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

LÜKS TÜKETİM ÜZERİNE NOTLAR: TÜRKİYE PAZARI, PSİKOLOJİK NEDENLERİ VE GELECEĞE DAİR

David Lynch : Tuhaflığın Diğer Adı

Son Mu, Başlangıç Mı ?