Son Mu, Başlangıç Mı ?
5 Mart’ta İdlip olaylarının akabininde Türkiye-Rusya
görüşmesi sonrası beklide AB ile yeni bir söylem kazanmasını sağlayacak olan görüşme
bu akşam yapılacak. Almanya (1,500) ve Hırvatistan'ın sadece çocukları almayı taahhüt
ederek azda olsa elini taşın altına koyduğu öte yandan Yunanistan sınırına, Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin
asker Almanya’nın ise polis gücü göndermeyi teklif ettiği günlerde Avrupa
Birliği kendi içinde bir dayanışma görüntüsü veriyor.
Diğer yandan Brüksel’de yapılacak olan Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve
Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Charles Michel ile AB-Türkiye ilişkileri,
mültecilerin durumu, güvenlik ve Suriye ile ilgili konuları görüşecekler. Bu
görüşme her ne kadar AB kendi güvenlik önlemlerini almaya çalışsa da Türkiye
ile masaya oturmadan krizin çözülemeyeceğinin ve sürdürülebilir bir adım atılamayacağının
farkında.
Avrupa Birliği başta 2016 da imzalanan geri kabul
antlaşmasının şartlarına geri dönmeyi Türkiye'nin taahhütlerini yerine
getirilmesini istiyor.
Türkiye tarafında ise konu yapılan mali yardımları çoktan
geçti. Suriye konusunda uluslararası arenada tek kalmamayı, vizesiz seyahat ve
düzenli mültecilerin yeniden yerleştirilmesinden, katılım müzakerelerini
hızlandırmaya ve müzakere faslı açılmasına, Gümrük Birliği anlaşmasında
modernizasyona ve belki mali yardımın projeler yerine doğrudan hükümete
verilmesi konularda talepleri olacaktır.
Şimdi hem AB hem de Türkiye için yerini bir söylem üretme ve
işbirliği açısından bir fırsat doğmuş gibi görünüyor. Brüksel ve Ankara'nın
yüksek ihtimalle olacak olan anlaşmasıyla aynı pencereden bakılabilirse
mültecilerin Türkiye’ye girdikten sonra değil girmeden önce güvenli bölgelerde
kalmasını sağlaması ve her alandaki stratejik ortağı Türkiye'nin yanında
politika üretmesi kopma noktasına gelen ilişkilerin düzeltilmesi ve yeni
söylemler başlatılması hiçte hayalci bir yaklaşım değil.

Yorumlar
Yorum Gönder