Avrupa Birliği - Türkiye ‘ nin İlişkisiz İlişkisi Üzerine
Fotoğraf:AA
Dondurulan
süreçler, fasıllar, gerçekleşmeyen vaatler, karşılıklı söylemler ve son olarak
sınır kapılarının açılması ile yaşanan ‘mülteci krizi’ tekrar Türkiye-Avrupa
Birliği ilişkisinin sorgulanmasına neden oldu.
2 ay önce açıklanan Avrupa Birliği 2020
Genişleme paketinde Türkiye’nin yer almaması sürpriz olmadı. Ancak yeni dönem
başkanlığını elinde bulunduran Hırvatistan ve Avrupa Birliği’nin ekibinin üst
düzey sayılabilecek ziyaretleri, hatta (zorunluda olsa) Avrupa Birliği Dış
İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Komisyon Başkan
Yardımcısı Josep Borrell ve Komisyon Üyesi Janez Lenarčič Türkiye’yi ziyaretleri sırasında üst düzey Türk yetkililerle bir araya
gelecek olması
ilişkilerin belli bir seviyede tutulmak istenmesinin ve bir o kadarda zorunlu
olduğunun göstergesi.
Sınır
kapısının açılması restleşmesi yeni bir süreci beraberinde getirse de şuan ki
süreçte yıllardır olduğu gibi elle tutulur tek konu ‘geçici sığınmacılar’
üzerinden ilerliyor.
Olayların devamını tahmin etmek aslında zor
değil. Türkiye’nin haklı talebinin yanı sıra elini bağlayan bir geri kabul
anlaşmasını da cebinde bulunduruyor. Tüm bunlarla beraber tamda dünyaya
verilmek istenen ‘ tek başımıza çözemeyiz’ mesajı Yunanistan sitemkâr olsa da
Rusya’nın ılımlı mesajları, ABD‘ nin Türkiye’
den yana taraf alması ve Avrupa Birliği’nin uzlaşmacı tavrı her ne kadar
tarafımızı belirleyemesekte bunun nişanesi.
Günün
sonunda olaylar çokta tırmanmadan yatışacağı ama göç konusunda sağlam adımların
atılmadığı ve dünyanın bizimle aynı fikirde olmadığı bir döneme devam edeceğiz
gibi görünüyor.

Konu ile ilgili yorumlarınızı çok beğendim. Takipteyim.
YanıtlaSil